Kadın emeğine “Kız Kardeş” dokunuşu

25 Kasım Perşembe, 2021
Kadın çiftçi projelerine kadın hassasiyetiyle yaklaşan Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ayşe Ayşin Işıkgece “Kız Kardeşim Projesi”ni Web Tarım TV’ye anlattı. Üreten kadınlara pazarlama eğitimi vererek ürünlerin daha geniş bir pazara ulaşmasını amaçladıklarını belirten Işıkgece, projenin 10 şehirde başladığını söyledi. Eğitimlerden binlerce kadının ve kadın kooperatiflerinin yararlandığını aktaran Bakan Yardımcısı Işıkgece, “kız kardeşlik dalga dalga tüm Türkiye’ye yayılacak.” dedi.
Kadın emeğine “Kız Kardeş” dokunuşu
Haber: Neslihan AKTAŞ
Kamera: Mustafa COŞKUN- Aytek BASİ
Fotoğraf: İbrahim BAĞCI

Kız Kardeşler el ele veriyor, üretimde kalite artıyor, pazar büyüyor…

Tarım ve Orman Bakanlığının yürüttüğü “Kız Kardeşim” projesi binlerce kadın üreticiye ulaştı. Bakanlığın ilk ve tek kadın bakan yardımcısı Ayşe Ayşin Işıkgece de projenin başlatıldığı 10 şehirde girişimci kadınlarla buluştu.

Özel sektördeki tecrübelerini bu çalışmadaki çözüm önerileriyle birleştirdiğini söyleyen Bakan Yardımcısı Işıkgece, proje detaylarını Web Tarım TV’ye anlattı.

Kadın kooperatiflerinin ve üreticilerin ürünlerini doğru yolla mevzuatına uygun bir şekilde tüketiciyle buluşturmada yaşanan sıkıntıları çözmeyi amaçladıklarını belirten Işıkgece, “Perakende sektöründe 28 yıllık satın almacılık hayatım var. Müşterilerin ne istediğini biliyorum. Müşteri, yerel, yöresel ve coğrafi işaretli ürünleri görmek, onları tatmak, sofrasında bulundurmak, onları yaptığı yemeklerde kullanmak istiyor. Ama bunları almak için de illa o illere gitmek durumunda değil. Dolayısıyla mutlaka bu ürünleri doğru yolla mevzuatına uygun bir şekilde tüketiciyle buluşturmada sıkıntılar olduğunu gördüm. Ben biliyorum, satın almacıyken dağ tepe dolaşıp, bu ürünleri nereden bulabiliriz diye baktığımızda evet Türkiye’nin her tarafı çok zengin, çok eşsiz tatlarla dolu, birbirinden güzel ürünlerimiz var, bu çok cömert bir tabiatta olduğumuzu gösteriyor, bu bizim çok şanslı olduğumuzu gösteriyor. Lakin bunları doğru bir ambalajla, mevzuata uygun, hijyen kurallarına uygun ve bunları üretenlere satış tekniklerini de öğreterek pazara sunmamıza ihtiyaç var. Yani bu emeklerin, bu güzelliklerin, bu değerlerin, kadınlarımızın ellerinde yoğurulan bu eşsiz ürünlerin tüketiciye ulaşmasıyla ilgili sorun var.

Kadınlarımızı bu anlamda hak ettikleri yere ulaştırmakla ilgili bir dert edindik kendimize. Çünkü biz kadınlarımızın bu emeğini pazarla buluşturursak o zaman bölgeye ekonomi yaratmış olacağız, kadınlarımızın bu konudaki ekonomik özgürlüğü ve bu ürünlerin devamı açısından çok daha ümit ettiğimiz, hayal ettiğimiz bir tabloya doğru erişmiş olacağız. Dolayısıyla fikir buradan çıktı diyebilirim. Hep birlikte çalıştık, özel sektördeki tecrübe buradaki yapılacaklarla birleştiğinde resmi tamamlayıp hep birlikte çok iyi bir sonuca doğru yol aldık, almaya da devam edeceğiz.” dedi.

Üretim ve pazarlama sürecinde bir hijyen eğitimine, gıda güvenliğine, finansal okur-yazarlığa, etiket - mevzuat bilgisine duyulan ihtiyaca yönelik eğitimler hazırladıklarını söyleyen Bakan Yardımcısı Işıkgece, “Bakanlığımızda konunun uzmanlarıyla başlıklarımızı belirledik. Yani bizim çok iyi bir hijyen eğitimine, gıda güvenliğine, finansal okur-yazarlığa, etiket - mevzuat bilgisine ihtiyacımız olduğu aşikardı ve bu konunun geliştirilmeye ihtiyacı vardı. Biz zaten şunu beklemiyoruz, erişte, tarhana yapan kadından, reçel pişiren kadından aynı zamanda bu konuları da çok iyi bilmesi, sosyal medya ortamında bu ürünleri çok iyi satabilmesi, pazarlama noktasında mükemmel bir beceri gösteriyor olmasını bekleyemeyiz. Bizim mutlaka onları destekliyor olmamız gerekiyor. Dolayısıyla biz bu eksiklerimizi belirledik, 10 başlıkta eğitim konularımızı ortaya çıkardık ve ekibimizle birlikte satır satır bunu da ekleyelim, şunu da çıkartalım, bunu da eklersek çok iyi olur diye tam da piyasanın ihtiyaçlarını düşünerek eğitim dokümanlarını hazırladık ve başladık. Toplam 10 tane ilimizde bu aktiviteyi yaptık.” diye konuştu.

Kadın üreticilerin; tecrübe ve fikirlerini projeye katılan “kız kardeşleriyle” paylaşarak eğitimin devamlılığını sağlayacaklarını dile getiren Işıkgece,  “İlk etapta 10 tane ilimizde yaptık, şimdi illerimizin sayısını artırarak yolumuza devam edeceğiz. Bu çalışma kapsamında bir mentör bir de danışman var. Mentörler ürünleri ortaya çıkarıp pazarla buluşturma çabasında olan kız kardeşlerimize şu ambalajı değil de bu ambalajı yapsan daha iyi olur, bu ürünü katma değerli hale de getirip şu hale de soksak daha iyi olabilir diye geliştirmeye çalışıyorlar. Örnek vermek gerekirse Elazığ ilimizde bir kadın girişimcimiz, bir kadın kooperatifimiz domatesi kurutarak toz haline getirmiş. Bu çok güzel bir fikir. Toz haline getirdiğiniz zaman domatesi taze halinden uzaklaştırmış olduğunuz için ömür kazandırmış oluyorsunuz, kullanım alanlarını artırıyorsunuz ve ona çok daha farklı katma değerli bir ürün üretmeye imkân sağlamış oluyorsunuz. Çorbalara katılabilir, yemeklere katılabilir, çok farklı tatlar oluşturulabilir o lezzet kullanılarak. Dolayısıyla biz aynı zamanda kadınlarımıza şöyle de söylüyoruz “aynılaşmayalım”. Aynılaşırsak hepimiz erişte kesip, tarhana yapıp, reçel ortaya çıkarmaya çalışırsak o zaman fiyat savaşlarında kaybediyoruz. Biz müşteriye çözüm olacak farklılıkları, müşterinin hayatını kolaylaştıracak, yaratıcı farklı fikirleri, ortaya alarak bizim müşterinin hayatını kolaylaştırmaya ihtiyacımız var. İşte bunu yaptığımız zaman kendimizi piyasadan farklılaştırılmış ve ürüne katma değer katmış ve ürünün satılabildiği fiyatı da daha yukarıya doğru çekmiş dolayısıyla ürünü üreten kişiye de fayda sağlamış oluyoruz. Kullanım alanlarını da artırmış oluyoruz.

Mentörün görevi yol göstermek

Dolayısıyla biz sadece onlara eksik gördüğümüz, gelişmesi gerektiği konularda değil aynı zamanda onlara farklı ürün üretmeyle ilgili de yol gösteriyoruz. Mentörümüzün görevi bu. Örneğin bu makarnanın ıspanaklısını da yapalım, bu domatesi toz haline getirelim, şu ambalaja koyalım, satış kanalları olarak şurayı tercih etsek bu ürün de iyi olur dediğimiz bir mentörümüz var. Bir de danışmanımız var. Danışmanımız Tarım ve Orman Bakanlığından tamamen teknik konularda destek vermekte. Çünkü çok mevzuat konuları da var. Dolayısıyla bu konularda onların hemen yanı başlarında bir telefon uzaklığında hem danışman hem de mentör devreye girerek onları desteklemek, sadece eğitimle sınırlı kalmamak, çünkü iki günlük bir eğitim uçup gidebilir. Bazı şeylerin defalarca söylenmesine ihtiyaç var, defalarca yönlendirmeye ihtiyaç var. O nedenle bu danışman ve mentör konusunu ortaya çıkardık. Dedik ki illerimiz eksikliklerini tamamladıktan sonra komşu bir iline kız kardeşlik yapsın. Çünkü kadınlarımız imece şeklinde bir dayanışma ile yaşamayı da seviyorlar. Bir ilimiz olgunlaşıp belirli bir seviyeye gelince diğerine kız kardeşlik yapsın. İlde ilk önce bir kooperatif olgunlaşıyor ya da bir kadın girişimci olgunlaşıyor bu iyi bir örnek oluyor diğerlerine. Çünkü pazarda kendisine bir yer açmış oluyor. Böyle böyle o il tam istediğimiz dereceye geldiğinde yandaki bir iline kız kardeşlik yapsın ve bu kız kardeşlik dalgası tüm Türkiye’mize yayılsın, bu ürünler sadece Türkiye’de değil dünyaya da açılarak bu lezzetleri dünya pazarında da mutlaka yaymamız gerekiyor diye düşünüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Projenin Türkiye’nin eşsiz yemek kültürünü tanıtmaya ve gelecek kuşaklara aktarmaya yaptığı katkıyı anlatan Ayşe Ayşin Işıkgece, “Projenin değdiği çok yer var. Proje kırsal kalkınmaya, biyoçeşitliliğe, sürdürülebilir tarıma, kadınımızın cebinin ekonomik olarak rahatlamasına ve bu işlerin sürekli orda yapılmasına olanak sağlıyor. Esas önemli bir diğer konu da biliyorsunuz biz yemek kültürü açısında çok iyi bir ülkeyiz. Yemek çeşitliliğimiz, lezzetlerimiz çok zengin. Bizim bir diğer derdimiz de tarımdan kopmasın bu çeşitlilik, bu zenginlik ve bunlar bizim yemek lezzetimizdeki çeşitlerimizdeki, tariflerimizdeki yerini kaybetmesin. Çünkü böyle olunmazsa tüm dünyada tek düze bir yemek kültürüne geçilecek, bizim bu kültürümüzü gelecek kuşaklara aktarmak, bu mirası onlara emanet etmek gibi bir derdimiz var. Dolayısıyla bu projenin çıktıları bizim için çok önemli.” dedi.

Kız Kardeşim Projesinin 2022 yılında da farklı şehirlerde devam etmesi hedefleniyor.
ayşe ayşin ışıkgece kız kardeşim tarım ve orman kadın çiftçi kadın kooperatifi eğitim pazarlama